Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı
Sıla Duran, Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı pankartının önünde

İnsanlar

Geri Dön

Lösemiye Karşı Verdiği Mücadeleyle Umut Olan Sıla Duran Vakfımızla Yeni Projeler Gerçekleştirecek

11 yaşında lösemi teşhisi konan ve tedavisini başarıyla tamamlayan Haliç Üniversitesi öğrencisi Sıla Duran, vakfımızla birlikte hastane ziyaretleri ve söyleşi programları yürütecek.

14.03.2024 · 3 dakika okuma · Kurumsal İletişim

Lösemili Çocuklar Haftası boyunca gönüllü ekibimiz, tedavi gören çocukları hastane odalarında ziyaret etti. Bir hafta süren program, oyun ve sanat atölyeleriyle koridorları bir şenliğe çevirdi.

Ziyaret programı, hastanenin çocuk hematoloji bölümüyle birlikte planlandı. Bağışıklığı düşük olan çocukların odalarına girilmeden önce hijyen kuralları hatırlatıldı; her odada en fazla iki gönüllü bulundu. Odaya girilemeyen durumlarda atölyeler kapı önünde, cam bölmelerin arkasından yürütüldü.

Hafta boyunca 11 gönüllü, 64 çocukla bir araya geldi. Resim ve müzik atölyelerinin yanında, tedaviye ara veren çocuklar için ders desteği oturumları da yapıldı. Kardeşleri hastaneye gelemeyen çocuklar için kısa video mesajları kaydedildi.

Bir gönüllünün notu

“İlk gün resim yapmak istemeyen bir çocuk, son gün bütün ekibi tek tek çizdi. Bizim işimiz bu kadar basit ve bu kadar önemli.”

Kayseri'de lösemiyi yenen iki genç arkadaş, kentteki lösemili çocuklara ve ailelere hastalığın tedavi edilebilirliğini anlatıyor.

Farklı yıllarda yakalandıkları lösemiyi gördükleri tedavi sonucu yenen 24 yaşındaki Ramazan Bozbeşparmak ve 25 yaşındaki Nihat Karadeniz, şimdi hasta çocuklar ve ailelerine umut veriyor.

Lösemili çocuk ve gençleri hem hastanede hem de evlerinde ziyaret eden gençler, bu hastalığın tedavisinin başarıyla sonuçlandığını kendilerini örnek göstererek anlatıyor.

15 yaşında lösemi tanısı konulan Ramazan Bozbeşparmak, yaptığı açıklamada, lise birinci sınıfta okurken vücudunda morarma ortaya çıktığını, diş eti ve burun kanaması başladığını anlattı.

Develi ilçesinde hastanede kan sayımı yapıldığını ve çok düşük çıkması nedeniyle Kayseri'ye sevk edildiğini belirten Bozbeşparmak, burada da kendisine lösemi tanısı konulduğunu söyledi.

“İlk girdiğimde hemen çıkacağımı sandığım hastaneden 2 yıl sonra çıkabildim.” diyen Bozbeşparmak, şöyle konuştu:

“Çok ağır bir tedavisi var löseminin, ilaçların yan etkileri ağır. Ziyaret ettiğimiz ailelere de söylediğimiz gibi ilk 2-3 ay çok sıkıntılı ama bu süreç bir şekilde geçiyor. Liseyi tamamladım, Marmara Üniversitesi Maliye Bölümü'nü okudum. Şimdi de bu hastalığa yakalanmış kardeşlerimizin tedavilerinin başarıya ulaşması için LÖSEV çatısı altında bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Ailelerle ve çocuklarla bir araya geldiğimde memnun oluyorlar. Anneler bizi görünce bu hastalığı yeneceklerine inançlarının arttığını söylüyor. Benim gibi tedavisi tamamlanmış, iyileşmiş kişileri görünce hem aileler hem de çocuklar bu hastalığı yeneceklerine daha çok inanıyor.”

“Gözlerindeki o burukluğu hissedebiliyorum”

Nihat Karadeniz de 2014'te üniversite sınavına hazırlanırken kendisine lösemi tanısı konulduğunu söyledi.

Gribe yakalandığını ve kullandığı ilaçlara rağmen halsizliğinin geçmediğini ifade eden Karadeniz, “Kan değerlerimin düşük olduğu ortaya çıktı. Kayseri'ye hematoloji bölümüne sevk edildim. Lösemi tanısı konulduğunda ne yapacağımızı bilemedik, çok kötü bir hastalık olarak biliyorduk. Apar topar tedavim başladı, kemoterapi almaya başladım. Doktorlar, hemşireler o dönemde çok ilgilendiler. Hastalıkla ilgili araştırma yapıyordum, çevreme soruyordum, olumlu cümle duyamıyordum.” diye konuştu.

Kemoterapi aldığı dönemde LÖSEV'in Develi'deki bir seminerine katıldığını anlatan Karadeniz, sonra vakfa üye olduğunu belirtti.

Hastalığın çok yaygın olduğunu öğrendiğini belirten Karadeniz, şunları kaydetti:

“İyileşmiş gençleri görmek, hastalığa bakış açımı değiştirdi. Artık hastaneye giderken iyileşebileceğim inancıyla keyifle gidiyordum. Lösemili hastaları ziyaret ettiğimde gözlerindeki o burukluğu hissedebiliyorum. Lösemi olduğumu öğrendiğimde hissettiklerimle aynı. İyileşmiş örnekleri görmek insanları mutlu ediyor. Sık sık ev ziyaretleri yaparak hastalarla konuşuyoruz. Kanserin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu bilsinler istiyorum.”

Sahadan Kareler

Gönüllüler hastane koridorunda çocuklarla birlikte
Hemşire, tedavi gören bir çocukla oyuncak ayı üzerinden sohbet ediyor
Bir aile, hastane odasında çocuklarıyla ve doktorlarıyla birlikte
Servis odasında resim atölyesine katılan çocuklar
Tedavi gören bir çocuk ve yanında ailesi
Vakıf gönüllüleri etkinlik hazırlığında
Farkındalık yürüyüşünde toplanan kalabalık
Doktoruyla birlikte kontrol muayenesindeki çocuk

Diğer Haberler

Haberler ve Duyurular  Hakkında

Bu sayfa düzenli güncellenir. E-bülten aboneliği ve sosyal medya hesaplarımız üzerinden de duyuruları alabilirsiniz.